Beluga (Beyaz Balina)

Balinalar takımının (Cetacea) çeşitli türlerine dünyanın her yerinde rastlanır: hem soğuk arktik denizlerde hem sıcak tropik sularda yaşarlar. Peki, bu muntazam yaratıklar gezegenimize nereden geldiler? Bazı Kuzey destanları bunu şöyle açıklıyorlar: dünyayı yaratan, okyanusu tamamladıktan sonra içine en büyük ve en güzel canlıyı yerleştirmek istemiş. Böylece balinalar dünyamıza gelmişler. Diğer mitlerde ise balinalar korkunç bir canavar gibi gösterilirler. Bilim adamlarına göre ise balinaların ataları yaklaşık 70 milyon yıl önce karada yaşıyorlardı ve yavaş yavaş suda yaşamak için evrim geçirdiler.

Beyaz balinalar ( Beluga ), balinalar (Cetacea) takımının Monodontidae familyası içindeki Delphinapterus cinsinin tek türüdür. Türün diğer ismi Leucas “beyaz” anlamına geliyor. Belugalar genelde arktik ve arktik altı denizlerde yaşarlar, ama kimi zaman büyük nehirlere de girerler. Bu da belugaların hem soğuk deniz sularında, hem de daha ılık tatlı sularda yaşamaya elverişli olduklarını gösterir.

Erkek belugalar ortalama 3,4 - 4,6 m uzunluğundadır, ağırlığı ise yaklaşık 1500 kg’dır. Dişi belugalar biraz daha kısa ve hafiftir. Vücudu suda yüzmeyi kolaylaştıran iğ şeklindedir. Belugaların diğer yunusgillerinden farkı, sırt yüzgeci olmamasıdır. Bir sırt yüzgeci yerine, aynı anatomik bölgede bir çıkıntısı vardır. Bilim insanları, sırt yüzgeci yerine bir sırt çıkıntısı gelişmesinin evrimsel açıklamasını, buz altı ortamlara uyum ya da olası bir ısı koruma yolu olarak yapmaktadır. Yine diğer hiçbir balinada bulunmayan bir özellik olarak, belugaların boyun omurları birbirine kaynamamıştır ve hayvan başını yanlara ve yukarı-aşağı kısmen oynatabilmektedir. Bu özellik belugaların deniz dibinde balık avlamasını kolaylaştırır, aynı zamanda suyun üstünü tutan buzu kafalarını kaldırıp bastırarak kırar ve buzun altından çıkmasına yardımcı olur.

Belugaların “melon” denilen alın bombesinin çok çıkık, yuvarlak ve yumuşak oluşu nedeniyle, baş yapısı tüm diğer balinalardan farklıdır. Bu çıkıklığın sebebi, yunusların da dâhil olduğu dişli balinaların çoğunda bulunan melon dokusunun beyaz balinada oldukça büyük oluşudur. Melonun etrafındaki kaslar onun hareket etmesini sağlar. Belugalar diğer bazı balinalar olduğu gibi ekolokasyon yeteneğine sahiptir ve alın bombeleri bir nevi ses merceği olarak kullanırlar. Hava kadar berrak olmayan suda etrafını incelemek için ekolokasyon yeteneği oldukça mühim bir özelliktir. Belugalar bir nesneye çarpıp sonra geri dönecek şekilde bir ses çıkarırlar. Melon, çıkardıkları sese odaklanmasına yardım eder.

Ses telleri olmadığı halde, belugalar çıtırtı, gıcırtı, bağırtı, ıslık ve çan benzeri tınlamalardan oluşan, geniş bir ses yelpazesi vardır. Bu ses çeşitliliği nedeniyle, sürü halindeki hayvanlar, konserden hemen önce çalgılarını akort eden bir orkestraya benzetilebilir. Bu özelliğinden dolayı belugalara “deniz kanaryası” ismi takılmıştır. Ayrıca iletişim kurmak için ses haricinde yüz mimiklerini ve vücut hareketlerini de kullanırlar. Bunun için sudan fırlayabilir, ön yüzgeçleri ve kuyruklarıyla suyu çırpabilirler.

Belugaların en çarpıcı sosyal davranışlarından biri de yardımseverliktir. Sürü halinde göç ederken yorulanı veya hasta olanı diğer sürü üyeleri daima korurlar ve nefes almaları için suyun yüzeyine iterler. Doğum yapan dişi beluganın yanında her zaman etrafını koruyan “ebeler” olurlar (“ebe” adlandıklarına rağmen bu yardımcılar erkek belugalar da olabilirler). Diğer enteresan davranışı ise oyun düşkünlüğüdür. Yemek yeme ve dinleme haricinde nerdeyse tüm zamanı oyun oynayarak geçirirler. Doğada yaşayan belugaların sırtında çeşitli nesneleri taşıdıkları ve bu nesnelerle oynadıkları sık sık görülmüştür. Belugalar toplarla, dubalarla ve suyla oynamayı seviyorlar. İnsanların dikkatini çekmek için ağızlarından su fışkırtırlar.